Şema terapi, bilişsel davranışçı terapi ekolünden doğmuştur ve bünyesinde bağlanma, gestalt, nesne ilişkileri, yapısalcı ve psikanalitik ekollere ait unsurları barındırmaktadır. Şema terapi kuramının temelini oluşturan “şema” terimi, genel terim olarak yapı, iskelet, taslak anlamında; bilişsel gelişim kapsamında bireylerin deneyimleri üzerine binen ve açıklama yapmalarında, algılamada ve tepkilerinde yardımcı olup onlara aracılık ve rehberlik eden bir örüntü anlamında; bilişsel psikolojide ise bilgiyi yorumlama ve problemleri çözmede bir rehber olarak işlev gören soyut bir bilişsel plan anlamında kullanılmaktadır. Psikoloji bağlamında ise şemalar yaşamın erken döneminde oluşan, yaşam boyu tekrarlanan, sonraki yaşam deneyimlerini etkileyen, kişinin yaşam deneyimlerinin anlam kazanması için genel biçimde düzenlenmiş bir prensip olarak açıklanabilir. Şemalar aynı zamanda kişinin kendisi ve dünyayı algılayışında bir süreklilik de sağlar.

Şema terapi ekolüne göre insanların beş temel duygusal ihtiyacı vardır:

-Başkalarına güvenli bağlanma (güvenlik, istikrar, bakım ve kabul)

-Özerklik, yeterlik, kimlik algısı

-İhtiyaç ve duyguları ifade özgürlüğü

-Kendiliğindenlik ve oyun

-Makul sınırlar ve öz denetim

Bu ihtiyaçların tekrarlı olarak karşılanmaması kişinin kendisi, başkaları ve dünya hakkında olumsuz inançlar oluşturmasına zemin hazırlar. Bu inançlara ek olarak deneyimlenen rahatsız edici bedensel duyumlar ve olumsuz duygular zaman içerisinde bir araya gelerek şemaları oluştururlar. Şema terapi kapsamında şemalar “erken dönem uyum bozucu şemalar” olarak isimlendirilir ve şu şekilde tanımlanırlar:


-Genel, yaygın bir tema ya da örüntüdür

-Anılardan, duygulardan, bilişlerden ve bedensel duyumsamalardan oluşur

-Kişinin kendisi ve başkalarıyla olan ilişkileri ile ilgilidir

-Çocukluk ya da ergenlik boyunca gelişir

-Önemli bir dereceye kadar işlev bozucudur

Şemalar, gerçekliğe nasıl baktığınızı etkileyen gözlüler gibidir. Geçmişteki deneyimlerle bağlantılı bir durum günümüzde tekrar yaşandığında kişi gerçekliğe bu gözlüklerden bakar, yani şema ile ilgili inançlar ve duygular aktif hale gelir. Şema dışındaki bir gerçekliği idrak etmek güçleşir. Bu şemaların yarattığı baskın duygulara bir tepki olarak ise bireyler başa çıkma davranışları geliştirirler. Bazen bu başa çıkma biçimleri bireyin şemadan ve bağlanılı deneyimlerden kaçınmasına yardım etmesine rağmen iyileştirici değillerdir. Bu sebeple bu uyum bozucu başa çıkma biçimleri, şemanın devamlılığına katkıda bulunur.

Şema terapide amaçlanan, bireyin şemalarını tespit edip bu şemaların kökenlerini anlaması ve mevcut problemler ile şemaları arasında bağlantı kurması, uyum bozucu baş etme biçimleri yerine sağlıklı davranış biçimlerini getirmesi ve temel duygusal ihtiyaçlarını karşılayabilmenin uyumlu yollarını bulmalarına destek olmaktır.


Kaynak:
Young, J. E., Klosko, J. S., & Weishaar, M. E. (2025). Şema Terapi: Uygulayıcı Rehberi. Litera Yayıncılık

van Genderen, H. (2025). Beş Adımda Yeni Mod Terapisi. Diyojen Yayıncılık

Leave a Reply